Kendisine dirsek attı video izle
Video açıklaması: Ekvador-Şili maçında Şilili futbolcu Carrasco kendine dirsek attı
Tabata spikere Ya Allah çektirdi video izle
Video açıklaması: Beşiktaşın, Katarın Al-Rayyan Sports Club takımına sezon sonuna kadar kiraladığı Tabata muhteşem bir gol attı.
Bak sen şu ufaklığa video izle
Video açıklaması: Sosyal Paylaşım sitesi Facebookta paylaşılan bir video görenleri hayrete düşürüyor. Görüntülerde 4-5 yaşlarında olduğu tahmin edilen bir çocuğun namaza hazırlanması, namaz kılması ve namaz kıldıktan sonraki tesbihat ve dua etmesi yer alıyor…
Beren Monica
Gergedanlar Mevsimi filminde oynayacak olan Türk oyuncuların rolleri belli oldu.
Onları nem yok ediyor
2400 yıllık Uzunyuva Anıt Mezarının duvarlarındaki altın bezemeli resimlerin nemden ötürü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ortaya çıktı.
YOK OLMA TEHLİKESİNDEKİ RESİMLERDEN FOTOĞRAFLAR
Muğlanın Milas İlçesindeki Hisarbaşı Mahallesi Uzunyuva Mevkiindeki 1inci Derece Arkeolojik SİT alanında, geçen temmuz ayında hazine avcılarının yağmalamasından sonra bulunarak gün ışığına çıkarılan 2400 yıllık Uzunyuva Anıt Mezarının duvarlarındaki altın bezemeli resimlerin nemden ötürü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ortaya çıktı. Almanyadan gelen 3 kişilik arkeolog ekibin nemlenmenin önlenmesi için çalışmalara başladığı, mezarın etrafında yapılan kazı çalışmalarında da Bizans ve Helenistik döneme ait onlarca eserin gün ışığına çıkarıldığı belirtildi.
Bodrumdaki dünyanın 7 harikasından birisi sayılan Halikarnassos Mausoleumunu yaptıran Karia Kralı Mausolosun babası kral Hekatomnos için yapıldığı saptanan, mezarın duvarındaki altın işlemeli resimlerin kurtarılması için Kültür ve Turizm Bakanlığının daveti üzerine Almanyadan üç kişilik arkeolog ekibi geldi. Alman arkeologların yerin 14 metre altında yer alan mezardaki nemlenmeyi önleyerek, dönemin saray ve kent yaşantısını simgeleyen, ayrıca komutanlarının bulunduğu resimleri kurtarabilmek için çalışmalara başladığı belirtildi.
Milas Müze Müdür Vekili Mehmet Çakıcı, Alman arkeologların mezardaki nemlenmeyi önledikten sonra, altın bezemeli resimlerin, yine Almanyada getirilecek özel aletlerle korumaya alınacağıznı belirterek şunları söyledi:
“Nemlenmeyi ortadan kaldıracak izolasyon çalışmalarını yapmak amacıyla kazılara başladık. Bu kez lahit etrafından Helenistik, Roma ve mezarın bulunduğu döneme ait onlarca eserle karşılaştık. Topraktan tarih fışkırıyor. 2 metre 75 santimetre uzunluğunda, 2 metre 15 santimetre genişliğinde 1 metre 85 santimetre yüksekliğinde, 1inci sınıf mermerlerle dört yüzü birden kabartmalarla işlenmiş olan oda mezar günümüzden 2 bin 400 yıl önceye ait. Oda mezarın üzerinde bir tapınağa ait kalıntılar var.”
Türk Jülyete övgü
Genç tiyatrocu Deniz Özdoğan, Romanın seçkin tiyatrolarından Eliseoda sergilediği Jüliet rolüyle övgüler alıyor.
OYUNCU DENİZ ÖZDOĞANIN FOTOĞRAFLARI
Ünlü İtalyan aktör Riccardo Scamarcionun Romeoyu canlandırdığı oyunda Özdoğan, aksanlı İtalyancası ve performansıyla İtalyan kültür-sanat yazarlarından olumlu eleştiriler aldı.
Corriere Della Sera gazetesinin tiyatro yazarı Franco Cordelli, 28 yaşındaki Deniz Özdoğan için; Juliet rolündeki Denizin olağanüstülüğü, her seferinde rolüne fazlasıyla kaptırması ve oyunun akılda kalınır birçok sahnesi beni kendimden geçirdi diye yazdı.
5 YAŞINDA SAHNEYE ÇIKTI
İstanbul Şehir Tiyatrolarının Çocuk Eğitimi biriminde, 5 yaşında sahneye adım atan Deniz Özdoğan, İstanbulda İtalyan Lisesini bitirdikten sonra Romada Silvio DAmico Konservatuarında eğitim gördü. 2002 yılından beri yaşadığı İtalyada Ramallah Evi de dahil olmak üzere bazı tiyatro projelerinde yer aldı. İtalyan yönetmen ve oyuncu Andrea Collavino ile evli olan Özdoğan, şu sıralar Ferzan Özpetekin Serseri Mayınlar filminin başrol oyuncusu Riccardo Scamarcio ile Shakespearein Romeo ve Juliet oyununu sergiliyor. Oyun, 13 Marta kadar devam edecek.
Tindersticks ve Claire Denis İstanbul
İKSV tarafından 2-17 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek İstanbul Film Festivali, 30. yılında sinema ve müzik dünyasının önde gelen iki ismini bir araya getiren benzersiz bir projeye ev sahipliği yapacak. Fransız sinemasının en özgün auteur yönetmenlerinden Claire Denis ve filmlerinde sık sık beraber çalıştığı İngiliz rock grubu Tindersticks, İstanbul Film Festivali 30. Yıl Özel etkinliği kapsamında İstanbulda buluşacak.
Claire Denis Film Müzikleri 1996-2009 / Tindersticks Konseri Müzik ve Film başlığını taşıyan bu özel proje kapsamında dünyayı dolaşacak olan Tindersticks, projenin dünya prömiyerini 30. İstanbul Film Festivali kapsamında 11 Nisan Pazartesi akşamı saat 21.00de Fulya Sanat Merkezinde gerçekleştirecek. Claire Denis ve Tindersticks işbirliğinin 15. yıldönümü vesilesiyle düzenlenen konserde İngiliz grup, Claire Denisnin beş filminden görüntüler eşliğinde, bu filmler için besteledikleri parçaları canlı olarak seslendirecek.
İstanbul Film Festivali takipçilerinin yakından tanıdığı ve geçtiğimiz yıllarda festivalin konuğu olarak İstanbula gelen Claire Denis, bu yıl ayrıca Altın Lale Uluslararası Yarışma Jürisinde de yer alıyor. Denis, yarışma filmlerinin gösterileceği 9-17 Nisan tarihlerinde İstanbulda olacak. Festivalde Claire Denis için özel bir bölüm de yer alıyor. Tindersticksin müziklerini yaptığı beş Claire Denis filminin festivalde izleyiciyle buluşacağı bölüm kapsamında, Denisin Tindersticks ile ilk kez çalıştığı 1996 yapımı Nenette ile Boninin yanı sıra Her Gün Başka Bir Bela / Trouble Every Day, Davetsiz / Lintrus, 35 Tek Rom / 35 Rhums ve Beyaz İnsan / White Material gösterilecek.
Rock altyapılarını soul ve caz öğelerle birleştirdikleri farklı tarzlarıyla tanınan Tindersticks, kurulduğu 1991 yılından bu yayımladıkları sekiz albüm ve etkileyici sahne şovlarıyla, bağımsız müzik sahnesinin önemli topluluklarından
Sekiz uzun metrajlı film, iki belgesel ve birçok kısa film çeken Claire Denis ise Fransanın en önemli auteur yönetmenlerinden
Filmlerinde genellikle yöneten-yönetilen, köle-sahip, kadın-erkek, çocuk-yetişkin gibi ikiliklerin psikolojik derinliklerini inceleyen Denisnin filmleri, yalnızca sert değil, avangart olarak da tanımlanıyor.
KONSER BİLETLERİ NEREDE NE ZAMAN?
Claire Denis ve Tindersticksi, İstanbul Film Festivali 30. Yıl Özel Etkinliği kapsamında İstanbulda buluşturacak dünya prömiyerinin biletleri 4 Mart Cuma gününden itibaren İKSVden (Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Caddesi No: 5, Şişhane, pazar günleri hariç her gün 12.0020.00 saatleri arası) ve Biletix satış kanallarından alınabilecek.
Konser biletleri ayrıca, 30. İstanbul Film Festivalinin biletlerinin satışa çıkacağı 19 Mart Cumartesi gününden itibaren festival gişeleri Atlas, Beyoğlu ve Rexx sinemalarından da temin edilebilecek.
Konserin bilet fiyatları 80 TL, 50 TL ve 30 TL (öğrenci) olacak. Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerli. Lale üyeleri her zaman olduğu gibi yine öncelikli alabilecekleri biletlerinde %20-25 oranındaki özel indirimlerinden yararlanabilecekler.
Benim muhteşem ailem
Volkan Severcan, bir süredir Tiyatro Kare sahnesi ile Çocuklar Duymasın seti arasında mekik dokuyor. Hayli yoğun ve yorucu bir temposu var. Buna rağmen hep enerjik, hep neşeli… Bu neşeye ortak olmak istedik, eşi Müge ve kızı Melisle birlikte yaşadığı evin kapısını çaldık. Ve gördük ki o neşe hali fena halde bulaşıcı! Bu aile, hayatın rutin stresine kahkahalarla meydan okuyor!
İŞTE SEVERCAN AİLESİ (FOTO-GALERİ)
Volkan Bey, ilk olarak Tiyatro Karenin sahneye koyduğu Leylanın Evi oyunundan başlamak istiyoruz. Nasıl dâhil oldunuz o oyuna? – Volkan Severcan: 2010un Ocak ayında Nedim (Saban) beni aradı. Avenue Qyu yeni bitirmiştim. Bu oyundan bahsetti, Ömer rolünü teklif etti. 26 senedir komedi oynadığım için bu rol çok çarpıcı geldi ve kabul ettim. Ömer rolünü sizin için çarpıcı, etkileyici kılan neydi? – Volkan Severcan: Ömer, trajik bir rol… Bir kâhyanın oğlu. Çok despot bir babası var. Annesi bu yüzden kaçmış gitmiş. ıyi bir eğitim almış ama hayatında hiç düzgün ilişkiler kuramamış. Babası ve karısı arasında kalan, baskı gören bir adam. Hayatı bu yüzden çok trajik bir hâl alıyor.ONURUN KAYBI ÇOK BÜYÜK BİR TRAVMAYDI Ekip çok acı bir kayıp yaşadı. Onur Bayraktarın trafik kazası sonucu aranızdan ayrılması sizleri nasıl etkiledi?- Volkan Severcan: Bu çok spekülatif bir durum. Bu soruları Nedim Sabana sormanız gerek aslında. Oyunu oynatmak ya da kaldırmak tiyatro sahibinin elinde çünkü. Kendi fikrimi soruyorsanız, işin devam etmesi doğru olandır. Ama işin nasıl devam edeceği konusunda ben farklı düşünürüm, Nedim farklı düşünür, herkesin başka başka düşünceleri olabilir. Ben hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşadım ve büyük bir travmaydı. Yarın görüşürüz deyip ayrıldık, ertesi gün toprağa verdik. Ertesi gün de oyun oynadık. Korkunç bir şeydi hepimiz için. Çok zordu.25 yıl komediden sonra trajik bir karakteri oynamak nasıl hissettirdi size?- Volkan Severcan: Son dönem genellikle komik roller oynadım ama arada trajik rollerim olmuştu. Mesela Günaydın İstanbul Kardeşte de trajik bir rolüm vardı. Arada değişik türler oynamak sempatik oluyor.Bir de kendi oyununuzdan bahsedelim. Bavulun da galası yaklaştı değil mi?- Volkan Severcan: Evet… Bavul Sam Bobrickin bir oyunu. Son yıllarda oynadığım en güzel komedilerden biri. Kardeşim Bora uyarlamasını yaptı. Ayşen Gruda, Melda Gür ve Nuri Gökaşanla oynuyoruz. Bavulda da karısı tarafından terk edilmiş, psikolojik sorunları olan bir adamı canlandırıyorum. Gala 7 Martta Profiloda yapılacak.AİLEMLE GÜNLERCE GÖRÜŞEMEDİĞİM OLUYORİki oyunun yanı sıra bir de Çocuklar Duymasında rol alıyorsunuz… Üstelik de haftada iki bölüm çekiyorsunuz.- Volkan Severcan: Evet, haftada iki bölüme çıktık ama pek sorun değil bu… Sit-com, diğer işlerden daha farklı, hızlı çalışabiliyoruz. Bu yüzden o kadar zor olmuyor. Çok hırpalanmadığımı itiraf edeyim. Tiyatro için de en yoğun zamanlarımız prova dönemleri oluyor, oyun başladığında hayat normale dönüyor. Çalışacağız, başka türlü olmuyor. şikayetkçi değilim.Eşiniz ve kızınız isyan etmiyor mu bu duruma?- Volkan Severcan: Muhteşem bir ailem var ama dediğiniz gibi onlara yeterince zaman ayıramıyorum bu yoğunlukta… Eşim çalışıyor, kızım okuyor. Bazen günlerce birbirimizi görmediğimiz oluyor. Ben gece geç geliyorum, gündüz onlar olmuyor. Sadece ıyi geceler kızım diyebiliyorum. Çalışmadan olmuyor ama ne yapalım… Armut piş ağzıma düş diye bekleyemeyiz.Kaç yıldır evlisiniz?- Volkan Severcan: 14 yıldır… Kızınız kaç yaşında?- Volkan Severcan: Melis 13 yaşına bastı.ALLAH HERKESE VOLKAN GİBİ KOCA VERSİNMüge Hanım, eşinizi istediğiniz zaman istediğiniz kadar görememek isyan ettirmiyor mu gerçekten?- Müge Severcan: Ben evlendiğim zaman medya kuruluşunda görevliydim. Onların nasıl bir ortamda çalıştıklarını biliyordum. Volkanın çalışma şeklini bilerek evlendim, o yüzden de hiç isyan etmedim. Benim için sürekli birlikte olmak değil, verimli zaman geçirmek önemli. Nasıl bir eş Volkan Bey?- Müge Severcan: Allah herkese Volkan gibi bir koca versin. Bir kere klasik Türk erkeği gibi değil. Biz birbirimizi tamamlıyoruz. Mesela Volkan yemek yapmayı çok sever ama iş ampul değiştirmeye gelince Bırak, elektrikçi çağıralım der. Benimse tornavida ve matkap takımım var, mümkünse hiç yemek yapmayabilirim. Nasıl tanışmıştınız?- Müge Severcan: Afife Tiyatro Ödüllerinin ilki yapılıyordu. Liseden arkadaşım olan şebnem Özinal, akşam birlikte gidelim diye beni aradı. Ablası Özlem de gelecekti fakat köpeği hastalanınca son dakikada planı iptal etti. şebnem bunun üzerine bana eşlik etmesi için Volkan Severcanı çağırdı. O gece oturduğum koltukta Volkanın adının yazılı olduğu etiket kafama yapıştı, Volkan bunu görünce Beni kafanıza taktınız galiba dedi. Tanışma hikayemiz böyle…BİR YAŞINA BASMADAN DUBLAJA BAŞLADIMMelis, biraz da sen anlat… Nasıl bir şey oyuncu bir babanın kızı olmak? – Melis Severcan: Birçok arkadaşıma göre ben babamı daha az görüyorum ama yine de güzel bir duygu.Sen oyuncu olmayı düşünüyor musun peki? – Melis Severcan: Evet, çok isterim. şimdilik dublaj yapıyorum zaten. Daha bir yaşına basmamışken dublaja başladım ve babamla birlikte konuştuğumuz filmler oldu zaten. Kızınızın oyuncu olmasına siz ne dersiniz Volkan Bey?- Volkan Severcan: Melis çok yetenekli ve çok da seviyor bu dünyayı ama ben çocuk oyuncuların çok doğru değerlendirildiğini düşünmüyorum. Çok küçük yaşta ekranda olmak, çocukları psikolojik olarak yıpratır. Ben hiçbir projede çocukların psikolog eşliğinde oynatıldığını görmedim. O yüzden de şimdilik uzak tutmaya çalışıyorum. Liseyi bitirdikten sonra konservatuvara gitmek isterse, tamam. şimdilik seslendirmeyle idare ediyoruz.
KOMEDİ İNSANI GENÇLEŞTİRİYORMelis, ileride nasıl projelerde yer almak istersin? Baban gibi komediye mi ağırlık verirsin acaba?- Melis Severcan: Komedi olabilir.Aile boyu komedyen olacaksınız o zaman…- Volkan Severcan: Komediyi seviyoruz biz. Komedyen olmak, komedinin içinde var olmak insanı gençleştiriyor. Gülmek, güldürmek gibisi yok.
METİN AKPINAR HAYRANIYIMSevercan ailesinin bir akşamı nasıl geçiyor? Televizyon izler misiniz?- Volkan Severcan: Ara sıra yeni başlayan şeylere bakıyoruz ama buna mesleki takip diyelim. Oturup dizi izleyecek zamanım olmuyor. Üçümüz Monk ve CSI: Miamiyi seviyoruz. Akşam zamanımız olduğunda mısırımızı patlatıp biri iki bölüm bunları izliyoruz.Yerli dizilerden beğendiğiniz işler yok mu hiç?- Volkan Severcan: Takdir ettiğim işler var. Metin Akpınar hayranı olduğum için Papatyamı ayrı bir yere koyuyorum. Her ne kadar rakip olsa da Muhteşem Yüzyılı doğru bir iş olarak görüyorum. Kurtlar Vadisini beğeniyorum çünkü farklı.
Şah Alzheimer oldu o kadın da tüm mallara el koydu
Eski Haydarabad Nizamı Mükerrem Bereket Şahın mal varlığı, ilk eşi Esra Birgenle üçüncü eşi Manolya Onuru birbirine düşürdü.
Birgeni daha önce kızı Nilüferi babasının mirasından men etmeye çalışmakla suçlayan Onur, iddialarına yenilerini ekledi: Şah Alzheimer oldu, o kadın da Hindistandaki tüm mal varlığına el koydu!
MANOLYA Onur, 1990 yılında evlenip dört yıl evli kaldığı Haydarabad Nizamı Mükerrem Bereket Şahın ilk eşi Esra Birgene suçlamalarda bulunmaya devam ediyor. Onur, Çok kısa süren evliliğine rağmen Bereket Şahtan çok fazla mal talebinde bulundu. Onun tek amacı Hindistandaki Çırağan Sarayını almak diyen Birgene entrikacı dedi: Bu kadının yaptığı inanılmaz entrikalar var. Bugüne kadar mahkeme devam ettiği, konuşmam yasak olduğu için sustum ama artık yasak kalktı. Yapılan çirkinlikleri belgeleriyle ortaya koyacağım. Bir kere Esra Birgen, Beşiktaş Nüfus Müdürlüğüne giderek kızımın soyadını düşürttürmeye, onu Nilüfer Onur yaptırmaya çalıştı. Bu son derece şerefsiz, ahlaksız bir hareket. Kul hakkı yiyen hırsızdır. Ayrıca Alzheimer olan Bereket Şahtan aldığı imza yetkisiyle, onun Hindistandaki tüm mal varlığını da kendisinin ve çocuklarının üstüne geçirdi.
KONUŞURSAM HEPSİ REZİL OLUR Esra Birgenin, Nilüferi mirastan men edebilmek için Bereket Şahın asistanı Hülya Acuroldan yardım istediği, ondan DNA testinde kullanılmak üzere genç kızın saçından bir tutam kesip getirmesini istediği iddia edilmişti. Bu talebi geri çevirdiği için işten çıkarıldığı söylenen Acurol, iki eski eş arasında yıllardır süren çekişmeyle ilgili şunları anlattı: Manolya Onur ile Esra Hanım senelerdir birbirlerini yerdi. Sürekli kavga ederlerdi. Esra Hanım, Nilüferin mirastan pay almaması için de çok savaş verdi. Onun gerçekten Bereket Jahın çocuğu olmadığını bile iddia etti. Ama Manolya Hanımla başa çıkamadı. Benim tek istediğim hakkımı almak. 12 sene sigortasız olarak yanlarında çalıştım, hakkımı verecekler. Yoksa her şeyi belgelerle açıklarım. Beni kızdırmasınlar, yoksa hepsi rezil olurlar.
İlişki bitti saç değişti
Özcan Deniz -Fahriye Evcen çifti fırtınalı ilişkilerinde bir kez daha ayrılık kararı aldı. Önceki gün arkadaşlarıyla gittiği Citysde objektiflere takılan ve yeni saç rengiyle dikkat çeken Evcen, ayrılıkla ilgili soruları yanıtsız bıraktı.
BU MUTLULUK MAZİ Mİ OLDU (FOTO-GALERİ)
FAHRİYE EVCEN FOTOĞRAFLARI
Klip çekti Özcan Deniz, Ya Sonra filmi için rol arkadaşı Deniz Çakırla düet yaptığı Ya Sonra şarkısına klip çekti. Unutulmaz Ajda Pekkan klasiğini Çakırla okuyan ve sonuçtan çok memnun kaldığını söyleyen Deniz, filmde olduğu gibi bu klibi de kendi yönetti.





