Kendisine dirsek attı video izle

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler


Video açıklaması: Ekvador-Şili maçında Şilili futbolcu Carrasco kendine dirsek attı

Tabata spikere Ya Allah çektirdi video izle

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler


Video açıklaması: Beşiktaşın, Katarın Al-Rayyan Sports Club takımına sezon sonuna kadar kiraladığı Tabata muhteşem bir gol attı.

Bak sen şu ufaklığa video izle

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler


Video açıklaması: Sosyal Paylaşım sitesi Facebookta paylaşılan bir video görenleri hayrete düşürüyor. Görüntülerde 4-5 yaşlarında olduğu tahmin edilen bir çocuğun namaza hazırlanması, namaz kılması ve namaz kıldıktan sonraki tesbihat ve dua etmesi yer alıyor…

Beren Monica

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Gergedanlar Mevsimi filminde oynayacak olan Türk oyuncuların rolleri belli oldu.
 

Onları nem yok ediyor

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler

2400 yıllık Uzunyuva Anıt Mezarı’nın duvarlarındaki altın bezemeli resimlerin nemden ötürü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ortaya çıktı.
YOK OLMA TEHLİKESİNDEKİ RESİMLERDEN FOTOĞRAFLAR
Muğla’nın Milas İlçesi’ndeki Hisarbaşı Mahallesi Uzunyuva Mevkii’ndeki 1’inci Derece Arkeolojik SİT alanında, geçen temmuz ayında hazine avcılarının yağmalamasından sonra bulunarak gün ışığına çıkarılan 2400 yıllık Uzunyuva Anıt Mezarı’nın duvarlarındaki altın bezemeli resimlerin nemden ötürü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ortaya çıktı. Almanya’dan gelen 3 kişilik arkeolog ekibin nemlenmenin önlenmesi için çalışmalara başladığı, mezarın etrafında yapılan kazı çalışmalarında da Bizans ve Helenistik döneme ait onlarca eserin gün ışığına çıkarıldığı belirtildi.
Bodrum’daki dünyanın 7 harikasından birisi sayılan Halikarnassos Mausoleumu’nu yaptıran Karia Kralı Mausolos’un babası kral Hekatomnos için yapıldığı saptanan, mezarın duvarındaki altın işlemeli resimlerin kurtarılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın daveti üzerine Almanya’dan üç kişilik arkeolog ekibi geldi. Alman arkeologların yerin 14 metre altında yer alan mezardaki nemlenmeyi önleyerek, dönemin saray ve kent yaşantısını simgeleyen, ayrıca komutanlarının bulunduğu resimleri kurtarabilmek için çalışmalara başladığı belirtildi.
Milas Müze Müdür Vekili Mehmet Çakıcı, Alman arkeologların mezardaki nemlenmeyi önledikten sonra, altın bezemeli resimlerin, yine Almanya’da getirilecek özel aletlerle korumaya alınacağıznı belirterek şunları söyledi:
“Nemlenmeyi ortadan kaldıracak izolasyon çalışmalarını yapmak amacıyla kazılara başladık. Bu kez lahit etrafından Helenistik, Roma ve mezarın bulunduğu döneme ait onlarca eserle karşılaştık. Topraktan tarih fışkırıyor. 2 metre 75 santimetre uzunluğunda, 2 metre 15 santimetre genişliğinde 1 metre 85 santimetre yüksekliğinde, 1’inci sınıf mermerlerle dört yüzü birden kabartmalarla işlenmiş olan oda mezar günümüzden 2 bin 400 yıl önceye ait. Oda mezarın üzerinde bir tapınağa ait kalıntılar var.”

Türk Jülyete övgü

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Genç tiyatrocu Deniz Özdoğan, Roma’nın seçkin tiyatrolarından Eliseo’da sergilediği Jüliet rolüyle övgüler alıyor.
OYUNCU DENİZ ÖZDOĞANIN FOTOĞRAFLARI
Ünlü İtalyan aktör Riccardo Scamarcio’nun Romeo’yu canlandırdığı oyunda Özdoğan, aksanlı İtalyancası ve performansıyla İtalyan kültür-sanat yazarlarından olumlu eleştiriler aldı.
Corriere Della Sera gazetesinin tiyatro yazarı Franco Cordelli, 28 yaşındaki Deniz Özdoğan için; “Juliet rolündeki Deniz’in olağanüstülüğü, her seferinde rolüne fazlasıyla kaptırması ve oyunun akılda kalınır birçok sahnesi beni kendimden geçirdi” diye yazdı.
5 YAŞINDA SAHNEYE ÇIKTI
İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Çocuk Eğitimi biriminde, 5 yaşında sahneye adım atan Deniz Özdoğan, İstanbul’da İtalyan Lisesi’ni bitirdikten sonra Roma’da Silvio D’Amico Konservatuarı’nda eğitim gördü. 2002 yılından beri yaşadığı İtalya’da ‘Ramallah Evi’ de dahil olmak üzere bazı tiyatro projelerinde yer aldı. İtalyan yönetmen ve oyuncu Andrea Collavino ile evli olan Özdoğan, şu sıralar Ferzan Özpetek’in Serseri Mayınlar filminin başrol oyuncusu Riccardo Scamarcio ile Shakespeare’in ‘Romeo ve Juliet’ oyununu sergiliyor. Oyun, 13 Mart’a kadar devam edecek.

Tindersticks ve Claire Denis İstanbul

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler

İKSV tarafından 2-17 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek İstanbul Film Festivali, 30. yılında sinema ve müzik dünyasının önde gelen iki ismini bir araya getiren benzersiz bir projeye ev sahipliği yapacak. Fransız sinemasının en özgün auteur yönetmenlerinden Claire Denis ve filmlerinde sık sık beraber çalıştığı İngiliz rock grubu Tindersticks, İstanbul Film Festivali 30. Yıl Özel etkinliği kapsamında İstanbul’da buluşacak.

“Claire Denis Film Müzikleri 1996-2009 / Tindersticks Konseri – Müzik ve Film” başlığını taşıyan bu özel proje kapsamında dünyayı dolaşacak olan Tindersticks, projenin dünya prömiyerini 30. İstanbul Film Festivali kapsamında 11 Nisan Pazartesi akşamı saat 21.00’de Fulya Sanat Merkezi’nde gerçekleştirecek. Claire Denis ve Tindersticks işbirliğinin 15. yıldönümü vesilesiyle düzenlenen konserde İngiliz grup, Claire Denis’nin beş filminden görüntüler eşliğinde, bu filmler için besteledikleri parçaları canlı olarak seslendirecek.
İstanbul Film Festivali takipçilerinin yakından tanıdığı ve geçtiğimiz yıllarda festivalin konuğu olarak İstanbul’a gelen Claire Denis, bu yıl ayrıca Altın Lale Uluslararası Yarışma Jürisi’nde de yer alıyor. Denis, yarışma filmlerinin gösterileceği 9-17 Nisan tarihlerinde İstanbul’da olacak. Festival’de Claire Denis için özel bir bölüm de yer alıyor. Tindersticks’in müziklerini yaptığı beş Claire Denis filminin festivalde izleyiciyle buluşacağı bölüm kapsamında, Denis’in Tindersticks ile ilk kez çalıştığı 1996 yapımı Nenette ile Boni’nin yanı sıra Her Gün Başka Bir Bela / Trouble Every Day, Davetsiz / L’intrus, 35 Tek Rom / 35 Rhums ve Beyaz İnsan / White Material gösterilecek.
Rock altyapılarını soul ve caz öğelerle birleştirdikleri farklı tarzlarıyla tanınan Tindersticks, kurulduğu 1991 yılından bu yayımladıkları sekiz albüm ve etkileyici sahne şovlarıyla, bağımsız müzik sahnesinin önemli topluluklarından… Sekiz uzun metrajlı film, iki belgesel ve birçok kısa film çeken Claire Denis ise Fransa’nın en önemli “auteur” yönetmenlerinden… Filmlerinde genellikle yöneten-yönetilen, köle-sahip, kadın-erkek, çocuk-yetişkin gibi ikiliklerin psikolojik derinliklerini inceleyen Denis’nin filmleri, yalnızca sert değil, avangart olarak da tanımlanıyor.
 
KONSER BİLETLERİ NEREDE – NE ZAMAN?
Claire Denis ve Tindersticks’i, İstanbul Film Festivali 30. Yıl Özel Etkinliği kapsamında İstanbul’da buluşturacak dünya prömiyerinin biletleri 4 Mart Cuma gününden itibaren İKSV’den (Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Caddesi No: 5, Şişhane, pazar günleri hariç her gün 12.00–20.00 saatleri arası) ve Biletix satış kanallarından alınabilecek.
Konser biletleri ayrıca, 30. İstanbul Film Festivali’nin biletlerinin satışa çıkacağı 19 Mart Cumartesi gününden itibaren festival gişeleri Atlas, Beyoğlu ve Rexx sinemalarından da temin edilebilecek.
Konserin bilet fiyatları 80 TL, 50 TL ve 30 TL (öğrenci) olacak. Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerli. Lale üyeleri her zaman olduğu gibi yine öncelikli alabilecekleri biletlerinde %20-25 oranındaki özel indirimlerinden yararlanabilecekler.

Benim muhteşem ailem

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Volkan Severcan, bir süredir Tiyatro Kare sahnesi ile “Çocuklar Duymasın” seti arasında mekik dokuyor. Hayli yoğun ve yorucu bir temposu var. Buna rağmen hep enerjik, hep neşeli… Bu neşeye ortak olmak istedik, eşi Müge ve kızı Melis’le birlikte yaşadığı evin kapısını çaldık. Ve gördük ki o neşe hali fena halde bulaşıcı! Bu aile, hayatın rutin stresine kahkahalarla meydan okuyor!
İŞTE SEVERCAN AİLESİ (FOTO-GALERİ)  
Volkan Bey, ilk olarak Tiyatro Kare’nin sahneye koyduğu “Leyla’nın Evi” oyunundan başlamak istiyoruz. Nasıl dâhil oldunuz o oyuna?   – Volkan Severcan: 2010’un Ocak ayında Nedim (Saban) beni aradı. Avenue Q’yu yeni bitirmiştim. Bu oyundan bahsetti, Ömer rolünü teklif etti. 26 senedir komedi oynadığım için bu rol çok çarpıcı geldi ve kabul ettim.        Ömer rolünü sizin için çarpıcı, etkileyici kılan neydi?       – Volkan Severcan: Ömer, trajik bir rol… Bir kâhyanın oğlu. Çok despot bir babası var. Annesi bu yüzden kaçmış gitmiş. ıyi bir eğitim almış ama hayatında hiç düzgün ilişkiler kuramamış. Babası ve karısı arasında kalan, baskı gören bir adam. Hayatı bu yüzden çok trajik bir hâl alıyor.ONUR’UN KAYBI ÇOK BÜYÜK BİR TRAVMAYDI      Ekip çok acı bir kayıp yaşadı. Onur Bayraktar’ın trafik kazası sonucu aranızdan ayrılması sizleri nasıl etkiledi?- Volkan Severcan: Bu çok spekülatif bir durum. Bu soruları Nedim Saban’a sormanız gerek aslında. Oyunu oynatmak ya da kaldırmak tiyatro sahibinin elinde çünkü. Kendi fikrimi soruyorsanız, işin devam etmesi doğru olandır. Ama işin nasıl devam edeceği konusunda ben farklı düşünürüm, Nedim farklı düşünür, herkesin başka başka düşünceleri olabilir. Ben hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşadım ve büyük bir travmaydı. “Yarın görüşürüz” deyip ayrıldık, ertesi gün toprağa verdik. Ertesi gün de oyun oynadık. Korkunç bir şeydi hepimiz için. Çok zordu.25 yıl komediden sonra trajik bir karakteri oynamak nasıl hissettirdi size?- Volkan Severcan: Son dönem genellikle komik roller oynadım ama arada trajik rollerim olmuştu. Mesela “Günaydın İstanbul Kardeş”te de trajik bir rolüm vardı. Arada değişik türler oynamak sempatik oluyor.Bir de kendi oyununuzdan bahsedelim. “Bavul”un da galası yaklaştı değil mi?- Volkan Severcan: Evet… “Bavul” Sam Bobrick’in bir oyunu. Son yıllarda oynadığım en güzel komedilerden biri. Kardeşim Bora uyarlamasını yaptı. Ayşen Gruda, Melda Gür ve Nuri Gökaşan’la oynuyoruz. “Bavul”da da karısı tarafından terk edilmiş, psikolojik sorunları olan bir adamı canlandırıyorum. Gala 7 Mart’ta Profilo’da yapılacak.AİLEMLE GÜNLERCE GÖRÜŞEMEDİĞİM OLUYORİki oyunun yanı sıra bir de “Çocuklar Duymasın”da rol alıyorsunuz… Üstelik de haftada iki bölüm çekiyorsunuz.- Volkan Severcan: Evet, haftada iki bölüme çıktık ama pek sorun değil bu… Sit-com, diğer işlerden daha farklı, hızlı çalışabiliyoruz. Bu yüzden o kadar zor olmuyor. Çok hırpalanmadığımı itiraf edeyim. Tiyatro için de en yoğun zamanlarımız prova dönemleri oluyor, oyun başladığında hayat normale dönüyor. Çalışacağız, başka türlü olmuyor. şikayetkçi değilim.Eşiniz ve kızınız isyan etmiyor mu bu duruma?- Volkan Severcan: Muhteşem bir ailem var ama dediğiniz gibi onlara yeterince zaman ayıramıyorum bu yoğunlukta… Eşim çalışıyor, kızım okuyor. Bazen günlerce birbirimizi görmediğimiz oluyor. Ben gece geç geliyorum, gündüz onlar olmuyor. Sadece “ıyi geceler kızım” diyebiliyorum. Çalışmadan olmuyor ama ne yapalım… Armut piş ağzıma düş diye bekleyemeyiz.Kaç yıldır evlisiniz?- Volkan Severcan: 14 yıldır… Kızınız kaç yaşında?- Volkan Severcan: Melis 13 yaşına bastı.ALLAH HERKESE VOLKAN GİBİ KOCA VERSİNMüge Hanım, eşinizi istediğiniz zaman istediğiniz kadar görememek isyan ettirmiyor mu gerçekten?- Müge Severcan: Ben evlendiğim zaman medya kuruluşunda görevliydim. Onların nasıl bir ortamda çalıştıklarını biliyordum. Volkan’ın çalışma şeklini bilerek evlendim, o yüzden de hiç isyan etmedim. Benim için sürekli birlikte olmak değil, verimli zaman geçirmek önemli. Nasıl bir eş Volkan Bey?- Müge Severcan: Allah herkese Volkan gibi bir koca versin. Bir kere klasik Türk erkeği gibi değil. Biz birbirimizi tamamlıyoruz. Mesela Volkan yemek yapmayı çok sever ama iş ampul değiştirmeye gelince “Bırak, elektrikçi çağıralım” der. Benimse tornavida ve matkap takımım var, mümkünse hiç yemek yapmayabilirim. Nasıl tanışmıştınız?- Müge Severcan: Afife Tiyatro Ödülleri’nin ilki yapılıyordu. Liseden arkadaşım olan şebnem Özinal, akşam birlikte gidelim diye beni aradı. Ablası Özlem de gelecekti fakat köpeği hastalanınca son dakikada planı iptal etti. şebnem bunun üzerine bana eşlik etmesi için Volkan Severcan’ı çağırdı. O gece oturduğum koltukta Volkan’ın adının yazılı olduğu etiket kafama yapıştı, Volkan bunu görünce “Beni kafanıza taktınız galiba” dedi. Tanışma hikayemiz böyle…BİR YAŞINA BASMADAN DUBLAJA BAŞLADIMMelis, biraz da sen anlat… Nasıl bir şey oyuncu bir babanın kızı olmak? – Melis Severcan: Birçok arkadaşıma göre ben babamı daha az görüyorum ama yine de güzel bir duygu.Sen oyuncu olmayı düşünüyor musun peki? – Melis Severcan: Evet, çok isterim. şimdilik dublaj yapıyorum zaten. Daha bir yaşına basmamışken dublaja başladım ve babamla birlikte konuştuğumuz filmler oldu zaten. Kızınızın oyuncu olmasına siz ne dersiniz Volkan Bey?- Volkan Severcan: Melis çok yetenekli ve çok da seviyor bu dünyayı ama ben çocuk oyuncuların çok doğru değerlendirildiğini düşünmüyorum. Çok küçük yaşta ekranda olmak, çocukları psikolojik olarak yıpratır. Ben hiçbir projede çocukların psikolog eşliğinde oynatıldığını görmedim. O yüzden de şimdilik uzak tutmaya çalışıyorum. Liseyi bitirdikten sonra konservatuvara gitmek isterse, tamam. şimdilik seslendirmeyle idare ediyoruz.
KOMEDİ İNSANI GENÇLEŞTİRİYORMelis, ileride nasıl projelerde yer almak istersin? Baban gibi komediye mi ağırlık verirsin acaba?- Melis Severcan: Komedi olabilir.Aile boyu komedyen olacaksınız o zaman…- Volkan Severcan: Komediyi seviyoruz biz. Komedyen olmak, komedinin içinde var olmak insanı gençleştiriyor. Gülmek, güldürmek gibisi yok.
METİN AKPINAR HAYRANIYIMSevercan ailesinin bir akşamı nasıl geçiyor? Televizyon izler misiniz?- Volkan Severcan: Ara sıra yeni başlayan şeylere bakıyoruz ama buna mesleki takip diyelim. Oturup dizi izleyecek zamanım olmuyor. Üçümüz “Monk” ve “CSI: Miami”yi seviyoruz. Akşam zamanımız olduğunda mısırımızı patlatıp biri iki bölüm bunları izliyoruz.Yerli dizilerden beğendiğiniz işler yok mu hiç?- Volkan Severcan: Takdir ettiğim işler var. Metin Akpınar hayranı olduğum için “Papatyam”ı ayrı bir yere koyuyorum. Her ne kadar rakip olsa da “Muhteşem Yüzyıl”ı doğru bir iş olarak görüyorum. “Kurtlar Vadisi”ni beğeniyorum çünkü farklı.

Şah Alzheimer oldu o kadın da tüm mallara el koydu

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Eski Haydarabad Nizamı Mükerrem Bereket Şah’ın mal varlığı, ilk eşi Esra Birgen’le üçüncü eşi Manolya Onur’u birbirine düşürdü.
Birgen’i daha önce kızı Nilüfer’i babasının mirasından men etmeye çalışmakla suçlayan Onur, iddialarına yenilerini ekledi: “Şah Alzheimer oldu, o kadın da Hindistan’daki tüm mal varlığına el koydu!”  
MANOLYA Onur, 1990 yılında evlenip dört yıl evli kaldığı Haydarabad Nizamı Mükerrem Bereket Şah’ın ilk eşi Esra Birgen’e suçlamalarda bulunmaya devam ediyor. Onur, “Çok kısa süren evliliğine rağmen Bereket Şah’tan çok fazla mal talebinde bulundu. Onun tek amacı Hindistan’daki Çırağan Sarayı’nı almak” diyen Birgen’e “entrikacı” dedi: “Bu kadının yaptığı inanılmaz entrikalar var. Bugüne kadar mahkeme devam ettiği, konuşmam yasak olduğu için sustum ama artık yasak kalktı. Yapılan çirkinlikleri belgeleriyle ortaya koyacağım. Bir kere Esra Birgen, Beşiktaş Nüfus Müdürlüğü’ne giderek kızımın soyadını düşürttürmeye, onu Nilüfer Onur yaptırmaya çalıştı. Bu son derece şerefsiz, ahlaksız bir hareket. Kul hakkı yiyen hırsızdır. Ayrıca Alzheimer olan Bereket Şah’tan aldığı imza yetkisiyle, onun Hindistan’daki tüm mal varlığını da kendisinin ve çocuklarının üstüne geçirdi.”
KONUŞURSAM HEPSİ REZİL OLUR        Esra Birgen’in, Nilüfer’i mirastan men edebilmek için Bereket Şah’ın asistanı Hülya Acurol’dan yardım istediği, ondan DNA testinde kullanılmak üzere genç kızın saçından bir tutam kesip getirmesini istediği iddia edilmişti. Bu talebi geri çevirdiği için işten çıkarıldığı söylenen Acurol, iki eski eş arasında yıllardır süren çekişmeyle ilgili şunları anlattı: “Manolya Onur ile Esra Hanım senelerdir birbirlerini yerdi. Sürekli kavga ederlerdi. Esra Hanım, Nilüfer’in mirastan pay almaması için de çok savaş verdi. Onun gerçekten Bereket Jah’ın çocuğu olmadığını bile iddia etti. Ama Manolya Hanım’la başa çıkamadı. Benim tek istediğim hakkımı almak. 12 sene sigortasız olarak yanlarında çalıştım, hakkımı verecekler. Yoksa her şeyi belgelerle açıklarım. Beni kızdırmasınlar, yoksa hepsi rezil olurlar.”

İlişki bitti saç değişti

23 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Haberler

Özcan Deniz -Fahriye Evcen çifti fırtınalı ilişkilerinde bir kez daha ayrılık kararı aldı. Önceki gün arkadaşlarıyla gittiği City’s’de objektiflere takılan ve yeni saç rengiyle dikkat çeken Evcen, ayrılıkla ilgili soruları yanıtsız bıraktı.
BU MUTLULUK MAZİ Mİ OLDU (FOTO-GALERİ)
FAHRİYE EVCEN FOTOĞRAFLARI
Klip çekti     Özcan Deniz, “Ya Sonra” filmi için rol arkadaşı Deniz Çakır’la düet yaptığı “Ya Sonra” şarkısına klip çekti. Unutulmaz Ajda Pekkan klasiğini Çakır’la okuyan ve sonuçtan çok memnun kaldığını söyleyen Deniz, filmde olduğu gibi bu klibi de kendi yönetti.